top of page

GÜNAYDIN



"Pazarlamaya gerek yok, bizim ürünler zaten muhteşem, kendini satar." dediğinizde aslında pazarlama kelimesini tutundurma anlamında kullanıyorsunuz.


Ürün (yani kruvasan, kahve vs.) pazarlamanın 1 numaralı bileşenidir. Dolayısıyla ürün pazarlamanın bir parçasıdır.

Pazarlamanın bileşenlerinden bir diğeri olan Tutundurma "Gel vatandaş, derya kuzusu bunlar." ile başlar, TV reklamına, "Hoş geldiniz."den "Kahvenin yanında kurabiye ikramımızdır."a devam eder.


Tutundurma ürünün tutması/tutunması* için yapılan her şeydir.

*Tanınmak, bilinmek, baki kalmak, hatırlanmak, sevilmek, vazgeçilmemek vs.

Tutundurma reklam, halkla ilişkiler, tanıtım, kişisel satış, satış geliştirme ve doğrudan pazarlamayı kapsar.

ℙ𝕒𝕫𝕒𝕣𝕝𝕒𝕞𝕒 = 𝕌̈𝕣𝕦̈𝕟 + 𝔽𝕚𝕪𝕒𝕥 + 𝕋𝕦𝕥𝕦𝕟𝕕𝕦𝕣𝕞𝕒 + 𝔻𝕒𝕘̆ı𝕥ı𝕞(𝕐𝕖𝕣)


Ben bunu derslerde pazarlama çorbası diye anlatıyorum.

Bu 4 malzeme ile olan bu çorbaya ekstra* bir şeyler eklerseniz çorba daha da tatlanacaksa ne ala...

*Hani 7 P, 8 P, 9 P diyorlar ya ondan. İnsan, fiziksel kanıt(ortam), süreç, filozofi (fikir, hikaye), izlenim gibi İngilizcesi P ile başlayan bileşenler...

Böyle ürünleri süslediğinizde, bu kaplara koyduğunuzda, o logoları o kaplara yapıştırdığınızda, kahvenizin eşsiz kokusuyla, kahvenin yanındaki ikramınızla, masaya bırakırkenki gülüşünüzle pazarlama yapıyorsunuz.

Ürün varsa pazarlamadan kaçış yok!


Pazarlama hayatın bir parçası!


Sevgiler,


ED

Comments


bottom of page